[Superbackgammon-developer] satranç ve tavla üzerine
Status: Planning
Brought to you by:
ugur_tutar
|
From: Abc T. <ora...@ya...> - 2009-01-11 12:24:51
|
okuyun ben çok beğendim
---------------------------------------------------------------
Eski
zamanda Hint imparatoru, satranç oyununu Pers imparatoruna, bir mektup
sunumu ile birlikte hediye olarak göndermiş ve mektubunda oyunla ilgili
hiçbir açıklama yapmazken söyle bir mesaj yazmıştır;
Kim daha çok düşünüyor, kim daha iyi biliyor, kim daha ileriyi görüyorsa, O kazanır.
İşte hayat budur...
Pers imparatoru çok alim olan baş veziri Büz ur Mehir ile bu mesajı paylaşarak,
ondan oyunu çözmesi ve kendisinin de karşılık olarak Hint imparatoruna hediye edilmek üzere başka bir oyun icat etmesini ister.
Vezir
haftalarca çalıştıktan sonra gönderilen satrancın her taş hareketini ve
oyunu çözer, sonra da on günde tavlayı icat eder ve imparatora sunar.
Hint imparatoruna tavla oyunuyla birlikte gönderilmek üzere söyle bir mesaj hazırlanır.
Evet, kim daha çok düşünüyor, kim daha iyi biliyor, kim daha ileriyi görüyorsa, o kazanır.
AMA BIRAZ DA ŞANS lazım, İşte hayat esas budur...
Pers imparatorunun baş veziri Büz ur Mehir tarafından, 1400 yıl önce tasarlanan tavla oyunu;
Dünyanın
en popüler oyunlarından biridir. Zaman kavramından alınan ilhamla
tasarlanan oyunun zamana böylesine direnmesi son derece etkileyicidir
ki; tavla aşağıdaki sembollerden oluşturulmuştur.
Senenin birliğinin temsili olarak tavla bir tanedir.
Tavlanın içindeki karşılıklı 6'sar hane 12 ayını,
15 açık ve 15 koyu renkli pul, bir ayın 15 gecesini ve 15 gündüzünü (yani 30 tam gününü),
Karşılıklı 12'ser hane günün 24 saatini temsil etmektedir.
Özetle
santranca alternatif üretilen tavla; yıl, ay, gün, gündüz ve gece
sayılarından oluşturulmuştur. İnsan gece, gündüz, gün, ay, yıl
sürecinde yaşarken tavladaki zar gibi inisiyatifinin dışında olan
etkenlerde yaşamını kökten etkileyebilmektedir. Buna da şans veya
şansızlık denir. SATRANÇ ve TAVLAYI icat edebilmelerine rağmen, bugün
ne PERS imparatorluğu nede HİNT imparatorluğu kalmadığına göre onlarda
demek ki bir şansızlığa kurban girmişlerdir.
Bence de hayat satrançtan öteye bir tavladır. Düzenleme: Kadri KANPAK
|